ben beğendim keyifle izledim.bana çok tanıdık bir konu.Hayatın içerisindeki insanlar çok şey bulacaklar.Yalnız daha hayatın kendisiyle yüzleşmeyen ge... [Devamını gör..]
ben beğendim keyifle izledim.bana çok tanıdık bir konu.Hayatın içerisindeki insanlar çok şey bulacaklar.Yalnız daha hayatın kendisiyle yüzleşmeyen gençler sıkılacak aksiyon arayacaktır.
Eli yüzü düzgün, ortalarından itibaren iyice açılan güzel bir film. Bobby'nin (Affleck) karakter gelişimi, kayınbiraderi Jack (Costner) ile atışmaları ve sonunda aynı noktada buluşabilmeleri, iş yerinde tanıştıkları Danny ile dostlukları, Phil'in (Cooper) hazin sonu beni çok etkiledi. Oyuncu kadrosu altın madeni gibi. Parenthood'un babası Craig T. Nelson itici ve çıkarcı bir patronu canlandırıyor. Filmin sonunda üç adamın güçlerini birleştirmelerini bekledim, sadece ikisi kaldı, o da süper hızlı gelişti hiç tadını çıkaramadık. Herkesin yazdığı gibi, film boyunca şunu düşündüm, yahu bu adamların hiç mi birikimi yok? Ne bileyim okul taksitlerini peşin yatırırsın, kenarda köşede paran olur değil mi? Yönetmen bu tarz finans işlerinde çalışanların çoğunun günlük yaşadığını ve sonra yaşadıkları çaresizliği çok iyi anlatmış, dersine iyi çalışmış. Üzerine kafa patlatılacak, size hayatınızı sorgulatacak ve ders verebilecek bir film bence. Bir kere izleyin derim.
Bir sorum olacak: Bobby bir iş görüşmesine gitmişti, primlerle birlikte 90.000 lira maaş teklif ettiler, kabul etti, sonraki sahnede yine iş aramaya devam ediyordu. O ara ne oldu kaçırdım veya anlamadım sanırım.
Güzel özetlemişsin dostum ama orası Amerika! Dikkat ettiysen mortgage kredisi, okul, çocuklar ev masrafları derken ellerinde birikim olacaklarını veya... [Devamını gör..]
Güzel özetlemişsin dostum ama orası Amerika! Dikkat ettiysen mortgage kredisi, okul, çocuklar ev masrafları derken ellerinde birikim olacaklarını veya bu devranın sürekli böyle gideceklerini düşünmediler. Zira acımasız patronun da işten çıkaracaklarını düşünmediler! Amerika da yaşam; vergi, faturalar etrafında dönüyor. İşsiz isen hayat Amerika da çok zor! Kapitalist ülke olduğu için, sosyal hayat diye bir olgu Amerika da yok! Üstelik, patronun en yakın arkadaşı Gene, yani (Tommy Lee Jones). İnsan en yakın arkadaşının işten atacağını düşünemez. Bu arada acımasız patron servetine servet kattı! Yine de içlerinde en şansılısı Bobby'di. Eşi ve ailesi hep destek oldu. 90.000 binlik maaş da kadının tavrı yüzünden kabul etmedi sanırım...
Film çok güzel, eğitici, düşündürücü, sadece Affleck'i alışılmışın dışında bir rolde biraz yadırgadım, bu da filme dalmamı gölgeledi, ama sıkmadı..... [Devamını gör..]
Film çok güzel, eğitici, düşündürücü, sadece Affleck'i alışılmışın dışında bir rolde biraz yadırgadım, bu da filme dalmamı gölgeledi, ama sıkmadı..
Filmi sevdim. belki biraz "the happiness of pursuit" tadı olduğu için hoşuma gitti. kaç milyon dolarlık aktörleri inşaat işi yaparken görmek d... [Devamını gör..]
Filmi sevdim. belki biraz "the happiness of pursuit" tadı olduğu için hoşuma gitti. kaç milyon dolarlık aktörleri inşaat işi yaparken görmek de entersan doğrusu. amerikalıların sözlüğünden İBRET almak var mıdır bilemiyorum, İBRET almak biraz bizim doğu kültürünün eseri. o yüzden bizim filme bakışımız ile amerikan seyircisinin ki farklıdır muhtemelen. vahşi kapitalizm karşısında direnebilmek için senin de vahşi olman gerekir, kana kan dişe diş.... muhtemelen bu tarz şeyler çıkarmışlardır.
Bir sorum olacak: Bobby bir iş görüşmesine gitmişti, primlerle birlikte 90.000 lira maaş teklif ettiler, kabul etti, sonraki sahnede yine iş aramaya devam ediyordu. O ara ne oldu kaçırdım veya anlamadım sanırım.