1 yıl önce

Susuz Yaz - Reflections (1963)

Genel Bakış

Metin Erksan'ın David E. Durston'la birlikte yönettikleri filmin senaryosunu yine Metin Erksan, Necati Cumalı'nın 1962'de yazdığı aynı adlı hikayesinden uyarlayıp yazmıştı. Filmin başlıca rollerinde Erol Taş, Hülya Koçyiğit ve aynı zamanda filmin yapımcısı da olan Ulvi Doğan oynamışlardır. Hülya Koçyiğit'in sinemadaki ilk filmidir. "Susuz Yaz" aynı zamanda Erol Taş'ın figüran değil de başrol oyuncusu olarak oynadığı ilk filmidir. Filmin özgün müziğini Yunanistan'ın Akademi Ödüllü bestecisi Manos Hacidakis bestelemiştir. Hacidakis aynı yıl Topkapı filminin müziğini de yapmıştı. Çekimleri Necati Cumalı'nın hikayesinin geçtiği yerde, yani İzmir'in Bademler köyünde 9 ayda gerçekleştirilen film susuzluk ve kadınsızlık temasını işler. Necati Cumalı'nı avukatlık yaptığı yıllardaki gözlemlerine dayanan bu psikolojik - toplumsal filmde çiftçi Osman (Erol Taş) arazisinde çıkan suyu kendi başına sahiplenmek ister, ancak suya ihtiyaçları olan diğer köylüleri karşısına alır. Bu çatışmada hapse düşen kardeşi Hasan'ın (Ulvi Doğan) karısı Bahar'a da (Hülya Koçyiğit) göz koyar. Türkiye'de sansür engeline takılan, bu nedenle de ilk gösterimi Haziran 1964'te Berlin Film Festivali'nde yapılan "Susuz Yaz", bu festivalin büyük ödülü olan Altın Ayı'yı kazanmış ve Türk sinema tarihinde uluslararası ödül kazanan ilk film olmuştur

Bu dizi özeti Yapay Zeka dizimia yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturuldu.
Türü: Dram
  • Ülke

    Türkiye

  • IMDb Puanı

    7.8 (4857 oy)

  • Takipçi

    19

  • Yapım Yılı

    1963

  • Süre

    90 dk

Fragman
Fragman Official Trailer

Fragman

Susuz Yaz Adlı Yapımı İzleyenlere Öneriler

11 YORUM
Yorum yapabilmek için üye olmalısın. Küfür, Hakaret, Spoiler veren yorumlar silinir/banlanır.
Bu film 4 puan bile haketmiyor. Oyunculuklar vasat berbat
08
Filmdeki hayvan öldürme sahneleri gerçek malesef 63 yapımı bir film olduğu için özel efekt yok. Hassas bireylerseniz hiç tavsiye etmiyorum işin vicdan... [Devamını gör..]
Filmdeki hayvan öldürme sahneleri gerçek malesef 63 yapımı bir film olduğu için özel efekt yok. Hassas bireylerseniz hiç tavsiye etmiyorum işin vicdani boyutunu bi kenara bırakırsak eğer film geçrekten çok iyi zaten Berlin film festivalinde Altın ayı ödülü kazanmıştır.
20
metin erksan sanat yapacam diye köpeği telef etmez, ölmüş bir köpeği kullanmıştır diye düşünüyorum
00
Unutulmaz filmler, seçkin Türk sineması örneklerini sitesine
katmış. Mükemmel bu hizmeti alkışlıyorum.
00
Teşekkürler. iyi seyirler.
00
Yılmaz Güneyin Umut u ve Yolu olsun, Lütfi Akadın Vesikalı Yarimi olsun, Ertem Eğilmezin Canım Kardeşimi olsun, yine bu filmin de yönetmeni olan Me... [Devamını gör..]
Yılmaz Güneyin Umut u ve Yolu olsun, Lütfi Akadın Vesikalı Yarimi olsun, Ertem Eğilmezin Canım Kardeşimi olsun, yine bu filmin de yönetmeni olan Metin Erksanın Sevmek Zamanı filmi olsun Susuz Yazla birlikte Yeşilçamın birer realistlik abidesi olarak zaman meydan okumaktadırlar. Bu saydığım filmler bence dünya standartlarındalar. Kıymetini bilmek lazım. Erol Taş oscarlık oyunculara da taş çıkartıyor ayrıca.
00
Film gerek konusu, gerek oyunculukları, gerek müzikleri ve gerek konusuyla oldukça güzeldi. Özellikle başrolünden figüranına kadar bütün oyunculuklar ... [Devamını gör..]
Film gerek konusu, gerek oyunculukları, gerek müzikleri ve gerek konusuyla oldukça güzeldi. Özellikle başrolünden figüranına kadar bütün oyunculuklar çok güzeldi. Film ile ilgili kötü tenkit yapabileceğim en önemli nokta film için hayvan öldürülmesidir. Ayrıca Yeşilçamın klasiği dublaj meselesi de hiçbir zaman hoşuma gitmedi ve gitmeyecek. Filmle izleyicinin arasını açtığını düşünüyorum.
00
Yıllar önce Kanal D ekranlarında yayınlanan Haneler adlı programın Yabanhane’sinin Normancı karakteri Yaban’ı – Serdar Orçin canlandırıyordu- bir bölü... [Devamını gör..]
Yıllar önce Kanal D ekranlarında yayınlanan Haneler adlı programın Yabanhane’sinin Normancı karakteri Yaban’ı – Serdar Orçin canlandırıyordu- bir bölümde, “Biz sana Hulusi Kentmen muamelesi yapıyoruz, sen bize Erol Taş muamelesi yapıyorsun,” dediğinde, espriyi idrak edememiştim. Ama bugünlerde Gecelerin Ötesi’yle tanımaya başladığım Erol Taş’ın Susuz Yaz’da canlandırdığı tiplemeyi görünce, Deli Yaban’ın ne demek istediğini anlayabildim doğrusu. Girizgâh mahiyetindeki bu iki cümlenin ardından Hüsn-ü Aşk’tan ufak bir alıntı yapmak ama bu, konudan sapacağım izlenimini vermesin. Bilakis, filmle ilintilidir söyleyeceklerim. Ne mi diyor, Hüsn-ü Aşk’ta? Beş mevsimi var diyor ömrün. Ne mi bunlar? Aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün… Tıpkı Susuz Yaz’da olup bitenler gibi. Toplumun içinden belirli bir kitlenin içinde bulunduğu çaresizliği, bireyler üzerinden, karakterlere derinlik katarak, 1960’lı yılların Türkiye’sinde cüretkâr bir şekilde, sinema aracılığıyla aktarıyor Metin Erksan. Bana kalırsa, bu filmin iki kaygısı var: kadın iştihasını gözler önüne serme, kanunların yanında etik dediğimiz önemli bir kavramın gerekliliğini gösterme. Sözünü ettiğim ilk hususu birebir tecrübe eden ve çoğu zaman kendi kendimi tahlil eden biri olarak, olan bitenin harikulade betimlendiğini söylemekte yarar var. Susuz Yaz kadınsızlığın insana neler yaptırabileceğini, ne tür hazımsızlıkları beraberinde getirebileceğini bir nevi ifşa ediyor oldukça gerçekçi bir şekilde. İnsanın doğayla uyum içinde yaşamasına ket vurup, başlı başına sorunlar getirdiğini görüyoruz. Birey, kendi menfaatini başkalarını aç bırakmak pahasına düşünüyorsa, bu öyküde daha fazla kazanma arzusunu görüyoruz, toplumla nasıl çatışabileceği ve nihayetinde neler olabileceği yansıtılmış. İkinci ve sözünü edeceğim son husus ise, kanunlara rağmen, insanın sağduyulu olup toplumdan bağımsız olmadığını ve uyumlu olması gerektiğini göstermek. Bu örneklerin günümüz toplumundaki karşılıklarını bulmaktan ziyade, eşsüremli açıdan, devri kendi yapısı içinde irdelemek ve anlamaya çalışmak, söylediğimin mahiyetini kavramak için, daha faydalı olacaktır. Her ne kadar, yasalar bizden yana olsa da, yaptığımız yasaya karşı olmasa da, bir eylemi muhakeme etmenin, çoğunluğa uygun karar almanın, biraz empati duymanın gerekliliğine ciddi göndermelerde bulunmuş. Keza, rençberlik yapan oyuncuların içler acısı halini birer birer görmekteyiz. Onların bir su uğruna neler yaptığını da görüyoruz elbette. Çünkü, karşılarında, Demeter şefkatiyle onlara bereket dağıtacak biri değil, onların her şeyini ellerinden alan, evli olmasına rağmen Afrodit’in yatağına giren Ares’le paralel bir vahşi duruyordu. Bütün bunları bir kenara bırakıp, hikâyenin hayattan gerçek bir kesit, sinemamız için bir çığır olduğunu söylemekte yarar var. Uzun uzadıya aynı şeyleri tekrarlamak yerine, Erol Taş’ı, kendinden nefret ettirecek kadar iyi oynadığı için, Hülya Koçyiğit’i genç yaşta böyle cesur bir rolü layıkıyla yerine getirdiği, Metin Erksan’ı da, nereden gelip nereye gittiğimizi göstermekle kalmayıp, güncelliğini korumakta olan en önemli sorunlardan birine, beyaz perdede onca zorluğa rağmen değindiği için teşekkürü bir borç bilirim diyerek noktalayacağım sözlerimi.
00
belki spoiler olacak fakat bu küçük bilgiyi paylaşmadan kendimi alamıyorum. yol filmindeki at sahnesinde olduğu gibi bu filmde de köpek sahnesinde köp... [Devamını gör..]
belki spoiler olacak fakat bu küçük bilgiyi paylaşmadan kendimi alamıyorum. yol filmindeki at sahnesinde olduğu gibi bu filmde de köpek sahnesinde köpek gerçekten öldürülmüştür. izlerken sahneyi durdurup bir kaç kez tekrar izleyince şüphelenip araştırma yaptım ve gerçeği öğrenince dünya gerçekten başıma yıkıldı. bu olamaz dedim, bu olmamalı, sırf sinema için masum hayvanların canına kasıtlı olarak kıyılmamıştır dedim ama boşuna umut ettim... dolayısıyla ne metin erksan ve susuz yaz filmi ne de yılmaz güney ve yol filmi gözümde bir değer ifade etmemektedir. katillik yalnızca insan öldürmekle olmaz, masumları öldürmekle olunur, masumluk yalnızca insana değil hayvanlarada has bir durumdur...
00
Film gerek konusu, gerek oyunculukları, gerek müzikleri ve gerek konusuyla oldukça güzeldi. Özellikle başrolünden figüranına kadar bütün oyunculuklar ... [Devamını gör..]
Film gerek konusu, gerek oyunculukları, gerek müzikleri ve gerek konusuyla oldukça güzeldi. Özellikle başrolünden figüranına kadar bütün oyunculuklar çok güzeldi. Film ile ilgili kötü tenkit yapabileceğim en önemli nokta film için hayvan öldürülmesidir. Ayrıca Yeşilçamın klasiği dublaj meselesi de hiçbir zaman hoşuma gitmedi ve gitmeyecek. Filmle izleyicinin arasını açtığını düşünüyorum.
00
Yılmaz Güneyin Umut u ve Yolu olsun, Lütfi Akadın Vesikalı Yarimi olsun, Ertem Eğilmezin Canım Kardeşimi olsun, yine bu filmin de yönetmeni olan Me... [Devamını gör..]
Yılmaz Güneyin Umut u ve Yolu olsun, Lütfi Akadın Vesikalı Yarimi olsun, Ertem Eğilmezin Canım Kardeşimi olsun, yine bu filmin de yönetmeni olan Metin Erksanın Sevmek Zamanı filmi olsun Susuz Yazla birlikte Yeşilçamın birer realistlik abidesi olarak zaman meydan okumaktadırlar. Bu saydığım filmler bence dünya standartlarındalar. Kıymetini bilmek lazım. Erol Taş oscarlık oyunculara da taş çıkartıyor ayrıca.
00
belki spoiler olacak fakat bu küçük bilgiyi paylaşmadan kendimi alamıyorum. yol filmindeki at sahnesinde olduğu gibi bu filmde de köpek sahnesinde köp... [Devamını gör..]
belki spoiler olacak fakat bu küçük bilgiyi paylaşmadan kendimi alamıyorum. yol filmindeki at sahnesinde olduğu gibi bu filmde de köpek sahnesinde köpek gerçekten öldürülmüştür. izlerken sahneyi durdurup bir kaç kez tekrar izleyince şüphelenip araştırma yaptım ve gerçeği öğrenince dünya gerçekten başıma yıkıldı. bu olamaz dedim, bu olmamalı, sırf sinema için masum hayvanların canına kasıtlı olarak kıyılmamıştır dedim ama boşuna umut ettim... dolayısıyla ne metin erksan ve susuz yaz filmi ne de yılmaz güney ve yol filmi gözümde bir değer ifade etmemektedir. katillik yalnızca insan öldürmekle olmaz, masumları öldürmekle olunur, masumluk yalnızca insana değil hayvanlarada has bir durumdur...
00

Bildir

Sorunu anlamamıza yardım et. Bu filmi hangi sorundan dolayı bildiriyorsun?

cl