5 yıl önce
Song for Marion Türkçe Dublaj (2012)
Genel Bakış
Aşk, şefkat, saygı ve notaları doğru basmak... Mutluluğun anahtarı budur. Ama 72 yaşında, yaşlı, utangaç ve huysuz Arthur için pek öyle sayılmaz. Kanserle boğuşan sevgili eşi Marion´ın ısrarlarıyla, sıra dışı yerel bir koroya katılır Arthur. Oğlu James ile arası iyi olmayan ve koronun yönetmeni Elizabeth´in cazibesine karşı koymaya çalışan Arthur, müzikal bir keşifle aradığından çok daha fazlasını bulacak, hayatı yeniden sevmeyi öğrenecektir. London to Brighton´ın yönetmeni Paul Andrew ´nun çektiği, komedi ve dramın bir araya geldiği bu dokunaklı film, değişmek için asla geç olmayacağını kanıtlıyor.
Bu dizi özeti
dizimia yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturuldu.
- Ülke
Bilinmiyor
- IMDb Puanı
6.9 ( oy)
- Takipçi
- Yapım Yılı
2012
- Süre
90 dk
Öne Çıkan Oyuncular
7 YORUM
@Ziyaretçi
8 yıl önce
Bu kadar duygulandığım film çok olmamıştır....yaşlanmak kolay değil....bu filmi yayınladığınız için teşekkür ederim
@tanerimin
8 yıl önce
Festivalin “Dünya Festivallerinden” bölümünde seyirciyle buluşan “Yarım Kalan Şarkı (Song For Marion)”, keşke bu bölümde değil de “Antidepresan” bölüm... [Devamını gör..]
Festivalin “Dünya Festivallerinden” bölümünde seyirciyle buluşan “Yarım Kalan Şarkı (Song For Marion)”, keşke bu bölümde değil de “Antidepresan” bölümünde gösterilseydi. Çünkü film en net ifadeyle bir “kendini iyi hisset” filmi. 72 yaşındaki huysuz Arthur, kanserle boğuşan eşi Marion´ını kaybettikten sonra oğlu ve torunuyla da ilişkisini keserek kendini hayattan soyutlar. Ancak bir süre sonra Marion’ın gönülden bağlı oluğu sıra dışı koronun cazibesine kapılır. Koronun katılmak için canla başla çalıştığı yarışma, kısa sürede Arthur için yeni bir yaşama sebebi haline gelir. Paul Andrew´un yönettiği film, biraz depresif başlasa da kısa sürede gülmekle ağlamaktan gözyaşlarınız birbirine karışıyor. Komedi ve dramı son derece dokunaklı bir şekilde harmanlayan film, “asla geç değildir” mesajını taşıyor. Arthur ve Marion’un beraber geçirdikleri son günler ise Haneke’nin Aşk’ının üzerimizde bıraktığı ürpertiye panzehir niyetine.
@Ziyaretçi
9 yıl önce
Gemma Arterton için fazla beklentiye girmeden açmıştım filmi. Aile olmakla ilgili detayları ve yaşlılığın insanı getirdiği o noktayı kendi diliyle öze... [Devamını gör..]
Gemma Arterton için fazla beklentiye girmeden açmıştım filmi. Aile olmakla ilgili detayları ve yaşlılığın insanı getirdiği o noktayı kendi diliyle özetleyen, sonunda insanı düşüncelere daldıran, kendi ilişkilerini ufaktan sorgulatan güzel bir film olmuş.
@Ziyaretçi
10 yıl önce
film hakkında önceden hiçbir bilginiz olmasa da izlemeye başladığınız andan itibaren hani anlarsınız ingiliz tarzını,, tıpkı daha önce hiçbir bilgin... [Devamını gör..]
film hakkında önceden hiçbir bilginiz olmasa da izlemeye başladığınız andan itibaren hani anlarsınız ingiliz tarzını,, tıpkı daha önce hiçbir bilginiz olmadan dinlediğiiniz bir ingiliz şarkıcısını tanıdığınız gibi !tam da öyle bir film! gelelim içeriğine ,, kendime geldim şok etkisi yarattı öyle olağanüstü kurguyla değil,, sıcaklığı samimiliği duygusallığın içindeki hakiki gerçekçiliğiyle,, tavsiye ediyorum samimi insanların hepsine :)
@stam09
11 yıl önce
Bence güzeldi.
@Ziyaretçi
11 yıl önce
ağlayarak izledim çok naif çok güzel ve anlamlı bir film çok teşekkürler
@704256___husniye
13 yıl önce
Festivalin “Dünya Festivallerinden” bölümünde seyirciyle buluşan “Yarım Kalan Şarkı (Song For Marion)”, keşke bu bölümde değil de “Antidepresan” bölüm... [Devamını gör..]
Festivalin “Dünya Festivallerinden” bölümünde seyirciyle buluşan “Yarım Kalan Şarkı (Song For Marion)”, keşke bu bölümde değil de “Antidepresan” bölümünde gösterilseydi. Çünkü film en net ifadeyle bir “kendini iyi hisset” filmi. 72 yaşındaki huysuz Arthur, kanserle boğuşan eşi Marion´ını kaybettikten sonra oğlu ve torunuyla da ilişkisini keserek kendini hayattan soyutlar. Ancak bir süre sonra Marion’ın gönülden bağlı oluğu sıra dışı koronun cazibesine kapılır. Koronun katılmak için canla başla çalıştığı yarışma, kısa sürede Arthur için yeni bir yaşama sebebi haline gelir. Paul Andrew´un yönettiği film, biraz depresif başlasa da kısa sürede gülmekle ağlamaktan gözyaşlarınız birbirine karışıyor. Komedi ve dramı son derece dokunaklı bir şekilde harmanlayan film, “asla geç değildir” mesajını taşıyor. Arthur ve Marion’un beraber geçirdikleri son günler ise Haneke’nin Aşk’ının üzerimizde bıraktığı ürpertiye panzehir niyetine.