2 yıl önce

Persona - Maske (1966)

Genel Bakış

Zamanının en gözde tiyatro oyuncusu, güzeller güzeli Elisabeth Vogler, önemli bir piyes esnasında aniden susar. Şaşkına dönen insanlar ne olup bittiğini anlayabilmek için ellerinden geleni yapsalar da Vogler konuşmamaya devam edecektir.

Bu dizi özeti Yapay Zeka dizimia yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturuldu.
Türü: Dram, Gerilim
  • Ülke

    İsveç

  • IMDb Puanı

    8.1 (118091 oy)

  • Takipçi

    109

  • Yapım Yılı

    1966

  • Süre

    85 dk

Fragman
Fragman Official Trailer

Fragman

Persona Adlı Yapımı İzleyenlere Öneriler

K-PAX

Dram, Gizem, Bilim Kurgu

Saint Maud

Dram, Korku, Gizem

115 YORUM
Yorum yapabilmek için üye olmalısın. Küfür, Hakaret, Spoiler veren yorumlar silinir/banlanır.
Birçok film izledikçe, genellikle her birinin benzer yönlerini fark eder ve bazı sahneleri özdeşleştirirsiniz. Ancak, "Persona" için böyle bir benzerl... [Devamını gör..]
Birçok film izledikçe, genellikle her birinin benzer yönlerini fark eder ve bazı sahneleri özdeşleştirirsiniz. Ancak, "Persona" için böyle bir benzerlik bulamadım. İzlerken hissettiğim duygular, hayatımda tanıdık olsa da, filmler dünyasında oldukça yabancıydı. 1 saat 25 dakikalık süresi, bir film için kısa gibi görünse de, zaman algısını bükerek sanki 4-5 saatlik bir deneyim yaşatıyor.

İyi bir yönetmenin aynı zamanda iyi bir fotoğrafçı olması gerektiğine inanıyorum. Bergman'ın fotoğrafçılık yeteneğini filme bu kadar güçlü bir şekilde aktarması beni derinden etkiledi. Bergman sinemasına olan yabancılığım nedeniyle, film boyunca sürekli şaşkınlıkla etrafa baktım. Yakın plan çekimler inanılmaz derecede etkileyiciydi.

Filmin psikolojik çözümlemesi benim bilgi sınırlarımı aşıyor. Ancak, "Persona"yı izledikten sonra, film üzerine yapılan okumaların izleme deneyimini tamamladığını düşünüyorum. Kafamı kurcalayan ama tam olarak anlamlandıramadığım birçok sahne vardı. Şunu söyleyebilirim ki; gizlendiğim maskelerin, alter egomun, sakladığım gölgelerin ve toplumdan kaçtığım anların farkındayım. Ancak bu farkındalığı en yoğun şekilde bu filmi izlerken yaşadım. Gerçekten inanılmaz bir deneyimdi.
00
Film, bir sinema eserinden çok bir deneyim gibiydi. İzlerken zaman zaman sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Bunun nedeni, filmde anlatılan konulara aşina o... [Devamını gör..]
Film, bir sinema eserinden çok bir deneyim gibiydi. İzlerken zaman zaman sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Bunun nedeni, filmde anlatılan konulara aşina olmam değil; daha çok bu tür sorgulamaları daha önce defalarca izlemiş olmam olabilir. Film, izleyiciye çok da yeni veya şaşırtıcı bir şey sunmuyor. Eğer belirli bir yaşa gelip biraz sinema kültürü edindiyseniz, film sonunda elinize pek bir şey geçmeyecektir. Sonuçta, bilinçaltı dediğimiz şey zaten açık bir müstehcenlikten ibarettir.
00
GÜNEŞ HANIMLA BERABER SEYREDİYORUZ ÇOK GÜZEL BİR FİLM SANIRIM O SEÇDİYSE ÖYLEDİR. GÜNEŞ HANIMA SEVGİLER SAYGILAR.
40
İlk izlediğim zamanlar etkisinden bir hayli süre çıkamamıştım. Hala aklıma geldikçe bir garip olurum. Psikolojik filmlerin babası benim için.... [Devamını gör..]
İlk izlediğim zamanlar etkisinden bir hayli süre çıkamamıştım. Hala aklıma geldikçe bir garip olurum. Psikolojik filmlerin babası benim için.
20
Filmin ne ... [Spoileri gör..]
Filmin ne başı ne sonu belli herkes ortaya bir şeyler demiş beğenmeyenlere de sanattan ne anlarsınız diye hemen laflar filmin ilerleyişi çok yavaş ama yine de sonunu merak ediyosunuz fakat sonu da belli değil çekim tekniklerinden dolayı bu kadar puan aldığını düşünüyorum
43
film sanki bu dönemde çekilmiş siyah beyaz filmler gibi kalitesine hayret ettim doğrusu ve tabi ki yönetmenin katkısı çok büyük burda. sabaha karşı uy... [Devamını gör..]
film sanki bu dönemde çekilmiş siyah beyaz filmler gibi kalitesine hayret ettim doğrusu ve tabi ki yönetmenin katkısı çok büyük burda. sabaha karşı uykulu uykulu izledim yarın incelemeleri de okuyunca kafamda daha iyi oturacağına eminim
30
insanın benliği ve alt benliği arasındaki çatışmayı en iyi yansıtan filmlerden biri
00
Herkesin aksine ben filmi beğenmeyenlerdenim. Sıkıcı bir senaryo ve hikayeye psikolojik çözümlemeler katarak seyirciye akıl oyunları yapıp düşünmeye s... [Devamını gör..]
Herkesin aksine ben filmi beğenmeyenlerdenim. Sıkıcı bir senaryo ve hikayeye psikolojik çözümlemeler katarak seyirciye akıl oyunları yapıp düşünmeye sevk eden bir sürü anlamsız dialog ile doluydu film. Oyunculuklar olsun mekan olsun çok iyiydi ancak senaryonun zayıf oluşu bir müddet sonra sıkmaya başlıyor insanı ancak her zaman ki gibi insanlar bi bakıştan bir replikten bile bir sürü metafor türetmiş her sanat filmi adı altında çekilen filmlerdeki gibi.
11
Bergman'in gizemli başyapıtı. Eğer filme başlamakla tereddüt ediyorsanız altta yazdığım paragrafı okumanızda fayda var. Eğer izleyecekseniz; gece, te... [Devamını gör..]
Bergman'in gizemli başyapıtı.



Eğer filme başlamakla tereddüt ediyorsanız altta yazdığım paragrafı okumanızda fayda var. Eğer izleyecekseniz; gece, tek başınıza izlemenizi öneririm.



Alma(Bibi Andersson), Electra adlı film çekimlerinin ortasında birden konuşması kesilen Elizabeth Vogler(Liv Ullman) adlı bir aktöre bakması için göreve atanıyor. Alma, Elizabeth'te ne fiziksel olarak ne de psikolojik olarak, hiç bir sorunu olmadığını öğreniyor. Elizabeth sadece kelime olarak iletişim kurmayı reddediyor. Alma ve Elizabeth tedavi için bir adada olan yazlık eve çekiliyor. Her ne kadar tek konuşan kişi Alma olsa da, Elizabeth ile ilişkisi giderek büyüyor ve kendisini dinleyecek biri bulduğu için mutlu. Alma, Elizabeth'e yakın ilişkilerinden bahsetmeye başlıyor, filmde çok büyük bir etkisi olan, Alma'nın sahilde 2 ergenle yaptığı cinsel ilişkinin detaylarını anlatması gibi -3 yıl aradan sonra bu benim filmi 2. kez izleyişim ve bu cinsel ilişkinin detaylarını hala hatırlayabiliyorum, o derece büyük bir etkisi vardı, hatta gözünüzün önünde betimleyebiliyorsunuz- Alma, Elizabeth'i çok iyi bir dinleyici olarak görüyor -hatta kızın yüzüne de söylüyor- buda Alma'yı kendi özel hayatından daha fazla bilgi vermesine teşvik ediyor. Ancak, daha sonra fiziksel ve duygusal şiddet gösterildikten sonra Yönetmen Bergman hikayeyi anlatmayı durduruyor ve bize ilk başta gösterdiği kesitlerin devamını gösteriyor. Bu iki kadının arasındaki ilişki artık iradelerin çekişmesine dönüşüyor, Alma'nın iradesi güçsüz düşerken Elizabeth'inki giderek güçleniyor ve daha baskın oluyor. Bu gücü hisseden Elizabeth, kendi kişiliğini güçsüz olan Alma'nın kişiliğine aktarmaya başlıyor.



Bu iki karakterin yüz ifadeleri, duyguları Bibi Andersson ile Liv Ullman tarafından mükemmel ve unutulamayacak bir performansla bizlere aktarılmış. Filmde çok fazla gerçeküstü görüntü ve rüya bölümlere var, bu yüzden filmde geçen gerçekliği hayalden ayırmakta güçlük çekiyorsunuz. Bir sahnede, Alma Elizabeth'i gece odasına girerken ve çıkarken görüyor. Sabah olunca Alma, Elizabeth'e adasına girip girmediğini sorduğunda Elizabeth kafasını sallayarak hayır cevabını veriyor. Elizabeth yalan mı söylüyor yoksa bu sahne gerçekten gerçekleşti mi bilmiyoruz. Yönetmen Bergman'ın oynadığı küçük bir oyun. Aynı sahne, Volgler'ın kocası geldiği zamanda geçerli, hatta Elizabeth filmin başında oğlunun resmine bakıp sonra resmi yırttığı sahne için bile geçerli. Bu unsurların ne anlama geldiğini tamamen kendi başımıza anlamamız gerekiyor.
10
Bergman filmlerinde bir acayiplik var Diyaloglar, insanların yüzleri, o dünya gerçekçi değilde yapay demek hiç doğru değil. Gerçeğe gerçekten daha ya... [Devamını gör..]
Bergman filmlerinde bir acayiplik var Diyaloglar, insanların yüzleri, o dünya gerçekçi değilde yapay demek hiç doğru değil. Gerçeğe gerçekten daha yakın onun filmleri, sanki insanın kavrayamayacağı bir dünya var adam orda çekiyor filmleri.
00

Bildir

Sorunu anlamamıza yardım et. Bu filmi hangi sorundan dolayı bildiriyorsun?

cl