Hereafter Türkçe Altyazı (2010)

Genel Bakış

“Hereafter/Öteki Dünya” ölümlülüğün farklı şekillerde etkisini yaşayan üç kişinin hikayesini anlatıyor. George (Matt Damon) yaşam ötesiyle özel bir bağı olan Amerikalı bir işçidir. Dünyanın diğer ucunda, Fransız gazeteci Marie (Cécile de France) gerçekliğini sarsan bir ölümden dönme deneyimi yaşamıştır. Londra’daki küçük öğrenci Marcus (George McLaren ve Frankie McLaren) ise en yakın olduğu kişiyi kaybettiği için umutsuzca bazı cevaplara ihtiyaç duymaktadır. Her biri gerçeğin peşindeyken hayatları kesişecek, ve yaşamdan sonra neyin olduğuna dair inandıkları (ya da inanmak zorunda oldukları) şey sonsuza dek değişecektir.

Bu dizi özeti Yapay Zeka dizimia yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturuldu.
  • Ülke

    Bilinmiyor

  • IMDb Puanı

    6.5 ( oy)

  • Takipçi

  • Yapım Yılı

    2010

  • Süre

    129 dk

46 YORUM
Yorum yapabilmek için üye olmalısın. Küfür, Hakaret, Spoiler veren yorumlar silinir/banlanır.
Paul walker İn Noel 2005 filmi var o da güzel tavsiye ederim...
01
Filmin temposu olması gerektiği gibiydi sonuçta bir gerilim filmi değil ama sonu için daha çok uğraşılabilirdi...
00
devamı olsa çok güzel olur
00
rezalet ; 4/10 --------------
00
olumsuz yorumlara aldanmayın ve filmi sonuna kadar izleyin... Film mükemmel... Clint amcam yine döktürmüş...
00
ama yapancı tükçe değil
00
Çok beğendiğim ve filmin bitiminde Clint Eastwood adını görünce biraz şaşırdığım bir film oldu. film çekildiği yerin atmosferini ve konuşulan dili/ak... [Devamını gör..]
Çok beğendiğim ve filmin bitiminde Clint Eastwood adını görünce biraz şaşırdığım bir film oldu. film çekildiği yerin atmosferini ve konuşulan dili/aksanı sinema diline öyle bir yansıtmış ki, biri fransız biri ingiliz biri amerikalı üç yönetmen tarafından çekilmiş gibiydi desem abartmış olmam. özellikle Marie'nin olduğu kısımları izlerken kullanılan anlatım, yer yer kullanılan dramatik ışık, kamera açıları ve adını bilemediğim diğer detaylar bir fransız filmi izliyormuşum gibi hissettirdi. demek ki dedim, hayat kırış kırış olsan da devam eden bir yolculuk, gelişmeye kendini aşmaya devam ediyorsun. helal olsun Clint Eastwood.
Filmde hoşuma giden bir diğer husus da, ölümden sonra hayata inanmayan insanlar için de bir açık kapı bırakıyor olması; benzer konulu filmler gibi öbür dünya mitini seyirciye filmin kaçınılmaz gerçeği olarak dayatmaması oldu. şöyle ki; kahramanımız George'un geçirdiği ateşli hastalık sonucu kazandığı gift -ya da lanet- dokunduğu kişilerin ölmüş yakınlarıyla bağlantı kurmak değil de; pekala kişinin ölen yakınına atfettiği duyguları zihninden çıkarıp okumak da olabilir. bunu düşündüren ilk şey, kızına tecavüz eden babanın çok üzgün olduğunu ve affedilmek istediğini söylemesi oldu. böyle bir şeyi yapabilecek bir insan pişman olamaz, af dilemez. ama kızı, incinmiş ruhunun derinliklerinde affetmek ve sevmek istediği babasını böyle seslendiriyor olabilir. sonrasında George'un okuma yaptığı herkes için de bu teorinin uygulanabilir olduğunu farkettim. eşinin ölüm ardından yeni bir hayata başlayabilmek isteyen Kristos okuma seasında eşinden müsade aldı; marie ölmeden önce kurtarmaya çalıştığı ama kurtaramadığı kız aklını meşgul ettiği için ölünce onu gördü; Marcus da metro patlamasında başına gelen olayı -bilinç düzeyinde olmasa da- kardeşinin onu koruyor olmasına bağlamış olabilir ve george bunu okumuş olabilir. akıp giden ve huzur veren bir film olmuş. Çok sevdim
20
Çok beğendiğim ve filmin bitiminde Clint Eastwood adını görünce biraz şaşırdığım bir film oldu. film çekildiği yerin atmosferini ve konuşulan dili/ak... [Devamını gör..]
Çok beğendiğim ve filmin bitiminde Clint Eastwood adını görünce biraz şaşırdığım bir film oldu. film çekildiği yerin atmosferini ve konuşulan dili/aksanı sinema diline öyle bir yansıtmış ki, biri fransız biri ingiliz biri amerikalı üç yönetmen tarafından çekilmiş gibiydi desem abartmış olmam. özellikle Marie'nin olduğu kısımları izlerken kullanılan anlatım, yer yer kullanılan dramatik ışık, kamera açıları ve adını bilemediğim diğer detaylar bir fransız filmi izliyormuşum gibi hissettirdi. demek ki dedim, hayat kırış kırış olsan da devam eden bir yolculuk, gelişmeye kendini aşmaya devam ediyorsun. helal olsun Clint Eastwood.
Filmde hoşuma giden bir diğer husus da, ölümden sonra hayata inanmayan insanlar için de bir açık kapı bırakıyor olması; benzer konulu filmler gibi öbür dünya mitini seyirciye filmin kaçınılmaz gerçeği olarak dayatmaması oldu. şöyle ki; kahramanımız George'un geçirdiği ateşli hastalık sonucu kazandığı gift -ya da lanet- dokunduğu kişilerin ölmüş yakınlarıyla bağlantı kurmak değil de; pekala kişinin ölen yakınına atfettiği duyguları zihninden çıkarıp okumak da olabilir. bunu düşündüren ilk şey, kızına tecavüz eden babanın çok üzgün olduğunu ve affedilmek istediğini söylemesi oldu. böyle bir şeyi yapabilecek bir insan pişman olamaz, af dilemez. ama kızı, incinmiş ruhunun derinliklerinde affetmek ve sevmek istediği babasını böyle seslendiriyor olabilir. sonrasında George'un okuma yaptığı herkes için de bu teorinin uygulanabilir olduğunu farkettim. eşinin ölüm ardından yeni bir hayata başlayabilmek isteyen Kristos okuma seasında eşinden müsade aldı; marie ölmeden önce kurtarmaya çalıştığı ama kurtaramadığı kız aklını meşgul ettiği için ölünce onu gördü; Marcus da metro patlamasında başına gelen olayı -bilinç düzeyinde olmasa da- kardeşinin onu koruyor olmasına bağlamış olabilir ve george bunu okumuş olabilir. akıp giden ve huzur veren bir film olmuş. Çok sevdim
10
fantastik film doğa üstü film sevmeyen izlemesin ve filmi kötülemesin.bu dünyada tüm filmler vurdulu kırdılı olmak zorunda değil.bu film ölümden sonra... [Devamını gör..]
fantastik film doğa üstü film sevmeyen izlemesin ve filmi kötülemesin.bu dünyada tüm filmler vurdulu kırdılı olmak zorunda değil.bu film ölümden sonra deneyimi yaşayan ve bu kişilerin yardımını alan kişiler hakkında.kendi kulvarında süper bi film.bu yüzden çoluk çocuk ve macera filmi arayan izlemesin.10 üzerinden 10 verdim.belki de filmi kötüleyen ergenler ölüm sonrası deneyimi yaşamalı.gerçekleri görüp hayata dönünce yine o boş macera filmlerini izlerler mi
51
Bana nedense hayatın içinden bir filmmiş gibi geldi . Sanki yaşadım , oradaydım . Herkesin bakış açısının farklı olduğunu biliyorum ama sanırım bu fi... [Devamını gör..]
Bana nedense hayatın içinden bir filmmiş gibi geldi . Sanki yaşadım , oradaydım . Herkesin bakış açısının farklı olduğunu biliyorum ama sanırım bu filme seyir zevki yok dersek haksızlık etmiş oluruz .
00

Bildir

Sorunu anlamamıza yardım et. Bu filmi hangi sorundan dolayı bildiriyorsun?

cl