5 yıl önce
42nd Street - 42. Cadde (1933)
Genel Bakış
Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80'lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın.Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeley'nin sansosyonal numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri.Eğenceli ve göz kamaştırıcı şovların sahnelendiği, RobyKeeler ve Ginger Rogers gibi yeni yüzlerin rol aldığı bu filmin her dakikasını çok dramatik.
Bu dizi özeti
dizimia yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturuldu.
- Ülke
- IMDb Puanı
7.3 (12082 oy)
- Takipçi
7
- Yapım Yılı
1933
- Süre
89 dk
Fragman
Official Trailer
Fragman
42nd Street Adlı Yapımı İzleyenlere Öneriler
Singin' in the Rain
Komedi, Müzikal, Romantik
Opening Night
Komedi, Müzikal
The Producers
Komedi, Müzik
Öne Çıkan Oyuncular
6 YORUM
@92944-fatihk
6 yıl önce
Gösteri dünyasında her zaman arkanızda düşmenizi bekleyen birileri vardır. Filmde tabi bu durum çok masum anlatılmış. Oyunculuklar ne bilim pek iyi de... [Devamını gör..]
Gösteri dünyasında her zaman arkanızda düşmenizi bekleyen birileri vardır. Filmde tabi bu durum çok masum anlatılmış. Oyunculuklar ne bilim pek iyi değildi ya beni hikayenin içine sokamadı
@rcpblr
7 yıl önce
bir klasik 1933 dedem bile hatırlamaz ama çok eskiler için bir klasik romantik
@murtkhrmn
15 yıl önce
42. Cadde New York, Manhattan’da bir ana cadde, Broadway ile Times Meydanı arasında kalan. Gösteri dünyasının merkezi sayılırdı, tiyatroların ve göste... [Devamını gör..]
42. Cadde New York, Manhattan’da bir ana cadde, Broadway ile Times Meydanı arasında kalan. Gösteri dünyasının merkezi sayılırdı, tiyatroların ve gösteri şovlarının yapıldığı merkezdi bir anlamda 30 lu yıllarda. Film de bu 42. Cadde de bir müzikalin sahneye koyuluş hikayesini anlatıyor. Sağlığı günden güne bozulmakta olan, sahne şovları hazırlayan bir yönetmen olan Julian Marsh (Warner Baxter) tüm sermayesini de bu oyuna bağlamıştır iki ortağıyla birlikte. Abner Dillon (Guy Kibbee) adlı taşralı bir zenginde sponsorudur bu müzikalin. Ama o bu işe baş kadın oyuncu Dorothy Brock (Bebe Daniels) a olan hayranlığı nedeniyle yakın olabilmek için maddi katkı vermektedir. Ama aynı ilgiyi görememektedir Dorothy’den,o eski partneri olan ve şu an işsiz bir oyuncu olan Pat Denning’e (George Brent) aşıktır. Seçmeler için başvuran kızlar arasında Peggy Sawyer (RubyKeeler) adlı tecrübesiz ama son derece sevimli ve iyi kalpli bir kız da bulunmaktadır. Sahne çalışmaları sürerken ve gösteriye çok az bir zaman kalmışken Dorothy bir kaza sonucu ayağını incitir. Sahneye çıkamayacaktır, başrol için bu kalan kısa sürede kim bulunacaktır. Günümüze dek pek fazla sayıda örneğini izlediğimiz, isimsiz bir dansçının, baş dansçı oluş öyküsü ama bu film onların öncüsü. Son dönemde 2010 yapımı Natalie Portman’ın oynadığı “Black Swan” adlı filmlede benzerlikler taşıyan bu yıllar öncesinden gelen yapım, tüm bu ardından gelen filmlerin,kendilerine örnek aldığı çıkış noktası filmi sayılabilir. 85 yıl öncesinden gelen ve klasik tanımını tam olarak hakeden film, aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala izlenilebilir olma özelliğini koruyor. Filmin yapıldığı 30’lu yıllar olunca, filmdeki konuyu, o yıllarda yazan, yöneten, sahneleyen ve bu sahne şovlarını izleyen kişilerin de var olduğunu görünce, günümüzde bile bizim hala bu konularda ne kadar geride olduğumuz ortaya çıkıyor.Bu durumda aradaki fark da kolayla kapanmıyor tabiki. Sahne, tiyatro ve sinema da onların vardıkları noktaya da bu nedenle fazla şaşmamak gerekiyor. Ayrıca filmde görülen ev içi dekorasyonları, giyim kuşam vb. özelliklerde bugün kullandıklarımıza çok yakın olmalarından dolayı filmin eski görünmemesini sağlayan faktörler arasında. Günümüz izleyicisinin hemen hemen hiçbirini pek tanımadığı oyuncu kadrosuna rağmen , buram buram nostalji konan bu filmi izleyin derim. Adeta bir zaman tünelinden geçmişe uzanmış gibi olacaksınız. Yönetmen Lloyd Bacon’ı, bir müzikal olan “Footlight Parade”, Bette Davis’li “Marked Woman”, HumphreyBogart’lı “San Quentin”, gibi filmlerden tanıyoruz. O yıllarda henüz alt kadroda olsa da daha sonraları Fred Astaire’le olan filmleriyle yıldızlaşacak olan Ginger Rogers’a da dikkat. Baş oyuncu Ruby Keeler’da daha çok bu filme benzer müzikallerde rol almıştı. 40 lı yıllarda da sinemadan çekilmişti. Müzikal filmlerden fazla haz etmeseniz bile, izlemeye başladığınızda sizi içine çeken, ardından gelen filmlerin kendisini örnek aldığı bu öncü müzikal film klasiğini, özellikle sinemayı bir tutku olarak gören tüm gerçek sinemaseverlere öneririm. İzlenmeyi hak eden filmlerden.
@whyaaal
15 yıl önce
Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80lerin entrikalarla dolu seksi kızla... [Devamını gör..]
Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın.Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeleynin sansosyonal numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri.Eğenceli ve göz kamaştırıcı şovların sahnelendiği, RobyKeeler ve Ginger Rogers gibi yeni yüzlerin rol aldığı bu filmin her dakikasını çok dramatik.
@[email protected]
15 yıl önce
Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80lerin entrikalarla dolu seksi kızla... [Devamını gör..]
Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın.Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeleynin sansosyonal numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri.Eğenceli ve göz kamaştırıcı şovların sahnelendiği, RobyKeeler ve Ginger Rogers gibi yeni yüzlerin rol aldığı bu filmin her dakikasını çok dramatik.
@702035___taha
15 yıl önce
42. Cadde New York, Manhattan’da bir ana cadde, Broadway ile Times Meydanı arasında kalan. Gösteri dünyasının merkezi sayılırdı, tiyatroların ve göste... [Devamını gör..]
42. Cadde New York, Manhattan’da bir ana cadde, Broadway ile Times Meydanı arasında kalan. Gösteri dünyasının merkezi sayılırdı, tiyatroların ve gösteri şovlarının yapıldığı merkezdi bir anlamda 30 lu yıllarda. Film de bu 42. Cadde de bir müzikalin sahneye koyuluş hikayesini anlatıyor. Sağlığı günden güne bozulmakta olan, sahne şovları hazırlayan bir yönetmen olan Julian Marsh (Warner Baxter) tüm sermayesini de bu oyuna bağlamıştır iki ortağıyla birlikte. Abner Dillon (Guy Kibbee) adlı taşralı bir zenginde sponsorudur bu müzikalin. Ama o bu işe baş kadın oyuncu Dorothy Brock (Bebe Daniels) a olan hayranlığı nedeniyle yakın olabilmek için maddi katkı vermektedir. Ama aynı ilgiyi görememektedir Dorothy’den,o eski partneri olan ve şu an işsiz bir oyuncu olan Pat Denning’e (George Brent) aşıktır. Seçmeler için başvuran kızlar arasında Peggy Sawyer (RubyKeeler) adlı tecrübesiz ama son derece sevimli ve iyi kalpli bir kız da bulunmaktadır. Sahne çalışmaları sürerken ve gösteriye çok az bir zaman kalmışken Dorothy bir kaza sonucu ayağını incitir. Sahneye çıkamayacaktır, başrol için bu kalan kısa sürede kim bulunacaktır. Günümüze dek pek fazla sayıda örneğini izlediğimiz, isimsiz bir dansçının, baş dansçı oluş öyküsü ama bu film onların öncüsü. Son dönemde 2010 yapımı Natalie Portman’ın oynadığı “Black Swan” adlı filmlede benzerlikler taşıyan bu yıllar öncesinden gelen yapım, tüm bu ardından gelen filmlerin,kendilerine örnek aldığı çıkış noktası filmi sayılabilir. 85 yıl öncesinden gelen ve klasik tanımını tam olarak hakeden film, aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala izlenilebilir olma özelliğini koruyor. Filmin yapıldığı 30’lu yıllar olunca, filmdeki konuyu, o yıllarda yazan, yöneten, sahneleyen ve bu sahne şovlarını izleyen kişilerin de var olduğunu görünce, günümüzde bile bizim hala bu konularda ne kadar geride olduğumuz ortaya çıkıyor.Bu durumda aradaki fark da kolayla kapanmıyor tabiki. Sahne, tiyatro ve sinema da onların vardıkları noktaya da bu nedenle fazla şaşmamak gerekiyor. Ayrıca filmde görülen ev içi dekorasyonları, giyim kuşam vb. özelliklerde bugün kullandıklarımıza çok yakın olmalarından dolayı filmin eski görünmemesini sağlayan faktörler arasında. Günümüz izleyicisinin hemen hemen hiçbirini pek tanımadığı oyuncu kadrosuna rağmen , buram buram nostalji konan bu filmi izleyin derim. Adeta bir zaman tünelinden geçmişe uzanmış gibi olacaksınız. Yönetmen Lloyd Bacon’ı, bir müzikal olan “Footlight Parade”, Bette Davis’li “Marked Woman”, HumphreyBogart’lı “San Quentin”, gibi filmlerden tanıyoruz. O yıllarda henüz alt kadroda olsa da daha sonraları Fred Astaire’le olan filmleriyle yıldızlaşacak olan Ginger Rogers’a da dikkat. Baş oyuncu Ruby Keeler’da daha çok bu filme benzer müzikallerde rol almıştı. 40 lı yıllarda da sinemadan çekilmişti. Müzikal filmlerden fazla haz etmeseniz bile, izlemeye başladığınızda sizi içine çeken, ardından gelen filmlerin kendisini örnek aldığı bu öncü müzikal film klasiğini, özellikle sinemayı bir tutku olarak gören tüm gerçek sinemaseverlere öneririm. İzlenmeyi hak eden filmlerden.